Osmanlı’daki Eğitim Hakkında Bilinmesi Gereken 6 Şey

1) MEDRESELER

Arapça “de-re-se” kökünden türetilen medrese kelimesi, ders gösterilen yer anlamına gelir. İslam dininin doğuşuyla beraber cami ve mescidlerin yanında dini bilgilerin öğretildiği birer merkez olarak tesis edilen medrese, İslam âleminde olduğu kadar dünya medeniyetinde de bir merhaleyi ifade etmekte ve medeniyet tarihinde sistematik şekil ve metodla öğretim yapan ilk kuruluş olarak kabul edilmektedir. Medreseler, Türkler’in İslamiyet’i kabul etmelerinden sonra kurmuş oldukları Büyük Selçuklu ve Osmanlı Devletleri’nde de en önemli ve ünlü eğitim-öğretim kurumları olmuşlardır. Osmanlı medreseleri en büyük teşkilata, Fatih Sultan Mehmet’in kendi adına inşa ettirdiği camide, etrafına eklettiği mektep, sekiz medrese, aşevi ve kütüphane gibi sosyal ve kültürel kuruluşlarla bir külliye hâline getirdiği ve adına sayısı itibariyle önce “Medaris-i Semaniye”, daha sonraları ise “Sahn-ı Seman” ismi verilen medrese ile ulaşmıştır. Medreselerin gelişmesindeki son merhale ve en yüksek seviye ise Kanuni Süleyman zamanında küçükten büyük sınıflara doğru yükselen on iki kademeli bir sistemle teşkilatlanan “Süleymaniye Medresesi”dir. Bu medresenin kendinden öncekilerde bulunmayan bir özelliği, ordunun hekim ihtiyacını karşılamak için eklenmiş olan Tıp Medresesi, Darü’şşifa ve riyaziyat öğrenimine mahsus dört medrese ile din dışı alanlara da kalifiye eleman yetiştiren bir kurum olmasıdır.

2) SAHN-I SEMAN MEDRESESİ

Sultan Fatih Mehmet tarafından İstanbul’da yaptırılan medreseler. Bunların sayısının sekiz olmasından dolayı “Sahn-ı Seman” olarak isimlendirilmiştir. Medreseler, Fatih Camii’nin iki tarafında sıralanmıştır. Bunların dördü güneyde, diğer dördü de kuzeydedir. Yüksek öğrenim verilen Sahn-ı Seman medreselerine girebilmek için ilk eğitimin verildiği İbtida-i hariç ve orta dereceli eğitimin verildiği dahil medreselerini bitirmek gerekirdi, Sahn-ı Seman’a girenler önce Tetimme medresesine alınırdı. Bu medrese Sahn-ı Seman’ın idadisi durumundadır. Medreselerde hücre sahipliğine hak kazanan öğrenciler ulemadan sayılırdı. Derslerin nasıl bir sıra takip edeceği, sınıfların ayrımı kısaca eğitim programı, Sultan Fatih Mehmet’in Türkistan’dan getirttiği bilginler, Ali Kuşçu ve Molla Hüsrev tarafından düzenlenmiştir. Okutulan derslerden hadis ve tefsir bölümü başlı başına bir ihtisas alanıydı. Bunlardan başka fıkıh, kelam, Arap edebiyatı, tabiiyat, riyaziyat, tıp gibi dersler de okutulurdu. Sahn-ı Seman’ı bitirenler müderris, kadı, hâkim ve devletin diğer bütün hizmetlerinde görev alabilecek düzeyde sayılırdı. Tanzimat’la birlikte değişik meslekler için okullar açıldığından medrese eğitimi görenler için yalnızca ilmiye bölümü kaldı. Gün geçtikçe eski ilgisini kaybeden Sahn-ı Seman Medresesi, Cumhuriyet döneminde diğer medreseler gibi kapatılmıştır.

3) SIBYAN MEKTEBİ

Genel olarak çocuklar 4-5 yaşına gelince ailesinin durumuna uygun olarak “Amin Alayı” denilen özel bir törenle okula başlatılırdı. Çocuğun eline Arapça, harekeli, Kur’an metni okumak hususunda rehberlik edebileceği düşünülerek hazırlanmış bir alfabe kitabı verilir ve ferdi bir öğretim usulüyle okumanın esasları öğretilmeye çalışılırdı. Dini vazifelerin gerektirdiği basit bir bilginin verilmesi, yazının kopya edilmesinin imkân derecesinde öğretilmesi ve dört işlemin kurallarının belletilmesi de aynı ferdi metoda uyularak yapılırdı. Öğretmenler ve yardımcıları olan kalfalar (Halife) medrese çevresinin şartları ve öğretim usulleriyle çocukları terbiye ediyorlar. Mektebin belli bir öğretim süresi yoktu. Öğretim sabah erken başlar, öğlen vaktinde verilen bir aradan sonra ikindiye kadar devam ederdi.

• Erkek çocukları ergen, kız çocuklan ise kaç-göçü gerektiren bir yaş ve bünyeye sahip oluncaya kadar mektebe devam ederlerdi. Kız ve erkek çocukların birlikte yan yana oturarak öğrenim gördükleri mektepler olduğu gibi kızların yerleri ayrı olanları da vardı. Okulu bitirmiş sayılmak için Kur’an’ı en az bir defa hatmetmiş bulunmak esastı. Mektebin öğretmeni genellikle ya medrese tahsili görmüş bir caminin hoca veya müezzini ya da Kur’an ve Subha-ı Sibyan ve Tuhfe-i Vehbi gibi risaleleri okumasını bilen ihtiyar bir kadındı. Mekteplerde çocuklara Kur’an sûreleri ve hadisler ezberletilir, bazı dini bilgiler Türkçe verilirdi. Fakat mekteplerin en büyük özelliği öğrencileri birbirine sevgi, büyüklerine saygı disiplini içerisinde yetiştirmiş olmaları idi.

4) SARAY MEKTEPLERİ

Osmanlı Devleti’nde, halk çocuklarının devam ettikleri Sıbyan Mektepleri ile ulema ve devletin çeşitli kadrolarına kalifiye eleman yetiştiren medreselerden başka saraydaki çocukları okutmak, padişahın hizmetinde bulunacak memurları ve müstahdemleri yetiştirmek, saray halkını eğlendirecek ve güldürecek saz söz ehliyle oyuncuları eğitmek ve bunlardan da önemlisi güvenilir devlet adamı ve asker yetiştirmek üzere saray içerisinde bulunan bazı mektepler vardı. Bunlardan en önemlisi ise Enderun Mektebi idi. Genellikle aileleriyle hiçbir ilgileri kalmayan devşirme yoluyla sağlanmış çocukların Enderun’a alınmadan önce belli bir hazırlık eğitiminden geçmiş olmaları gerekiyordu. Hristiyan ailelerden devşirilen çocuklar öncelikle Müslüman Türk aileleri yanında Türkçe’yi, İslamî esasları ve adabı öğrenir daha sonra Edirne, Galatasaray, İbrahim Paşa saraylarında bedenî ve ruhî kabiliyetlerini geliştirecek dersler ve talimler görürlerdi. Bunlara “acemi oğlanları” denirdi. Acemi oğlanları, buradaki belirli talim ve terbiyeden sonra “çıkma” adıyla ayrılarak çeşitli askeri birlikler içerisine dağıtılır, üstün yetenekli olanlar ise daha yüksek seviyede bir eğitime tabî tutulmak üzere Enderun’a alınırdı. Enderun Mektebi, 5’i hazırlayıcı, 4’ü meslek eğitimi verici oda biçiminde örgütlenmişti. Bu iki grup mektep hem ayrı eğitim kurumlarıydı hem de beraberce bir mektep bütünü meydana getiriyorlardı. Hazırlayıcı odalardan üçü sarayın dışında bulunuyordu. Bunların ödevi küçük ve büyük oda denilen yukarı kısma öğrenci hazırlamaktı. Küçük ve büyük odalar da öğrenciye meslek eğitimi veren üç odaya öğrenci veriyorlardı. Bu odalar Seferli Oda, Kiler Odası ve Hazine Odası idi. Bu üç odayı da başarı ile bitirenler padişahın özel işlerini gören Has Oda’ya alınırdı. Temel prensiplerinden birisi disiplin olan Enderun Mektebi’nde eğitim-öğretim 14 yıl sürerdi. Bunun 7-8 yılı hazırlık mekteplerinde geçerdi. Mektebin öğrenci kaynağını teşkil eden ve savaş tutsakları ve devşirme çocukları titizlikle seçilirdi. Enderun’da dersler niteliğine göre ünlü ders-i am müderrisleri, saray elemanları ve hatta yabancı hocalar tarafından verilirdi. Enderun mektebi öğrencileri öğrenimleri boyunca mekteplerinde yatıp kalkıyorlar, yiyip içiyorlar ayrıca birinci yıldan başlayıp her sınıftan artarak aylık alıyorlardı. Her mektebin disiplini ile meşgul bir ağası vardı. Saray Mektepleri içerisinde ikincisi, saray içinde şehzadelerin ilköğretimine mahsus ve programı Sıbyan Mektepleri’ninkiyle aynı olan Şehzadegan Mektebi idi. Saray Mekteplerinin üçüncüsünü ise yetenekli iç oğlanların musiki öğrendikleri Meşkhane idi.

5) DARÜL KURRA

Süleymaniye’nin kıbleye en yakın okul binasıdır. Kur’an öğretilen ve hafız yetiştirilen mekteplerin, kıraat tâlimi yapılan medrese veya bölümlerin genel adına Darül Kurra denir. Darül Huffaz ise hafız yetiştirilen yerlere verilen addır. Bunların yüksek kısımlarına “Darül Kurra” denilirdi. Kur’an-ı ezberleyenlere “Hafız”, kıraat ilmini tamamlayanlara “Kurra” adı verilirdi. Osmanlılar Kur’an ihtisas medreselerine genellikle Dârül Kurrâ demişlerdir. Osmanlı topraklarının her tarafında çok sayıda Dârül Kurrâ vardı. Osmanlı’da bir ilim heyeti Bosna Hersek’in bir dağ köyünde keşiftedirler. Evlere tek tek gidiliyor. Evde tek bir çocuk varsa uğranmıyor. Evde tek olan çocuk  beğenilirse onu almıyorlar. Çünkü anne- baba da evlat hasreti olmasın diye.  Birden çok çocuğu olan ailelere gidiliyor. Evde bir tetkikat yapılıyor. Köy meydanındaki sınava davet ediliyor ve sınavda çocuklara bilgi sorulmuyor, 2*2 kaç diye sorulmuyor. O bilgiyi bilen çocuk var bilmeyen çocuk var. Sorulan şey, zekalarını ölçmek için dehaları yoklanıyor. Uzun tahta masalara çocuklar oturtuluyor. Önlerine birer tas çorba konuluyor. Sapları gayet uzun tahta kaşıklar veriliyor. “Hadi afiyet olsun.” diyorlar. Kimi sapın dibinden tutup çorbayı içeyim derken yanındakinin gözünü çıkarmakla meşgul oluyor, kimi de sapın ucundan tutuyor ama ne kaseye ne de ağzına ulaştıramıyor. Bu sıkıntılı bir anda bir deha pırıltısı oluşuyor. Çocuklardan 2 tanesi farklı içiyor; biri karşıdakinin tasına daldırıp ona içiriyor, diğeri de buna içeriyor. Hemen soruluyor siz niye böyle içiyorsunuz, biri diyor ki: “Karşımdaki delikanlı böyle içelim.” dedi. Kimdir peki o şahıs? Ölümüyle Osmanlı Devleti’nin duraklamaya girdiği büyük sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’dır. Sadrazamı bu kadar büyük yapan Osmanlı’nın eğitim sistemidir.

6) Son olarak Osmanlı medreseleri devletin ihtiyacı olan her türlü devlet ricalini yetiştirmek üzere belli bir program takip ediyordu. Medreseler vakıf olarak kurulduğu için vakıf senedinde belirtilen esaslara göre yürütüIüyordu. Tamamıyle ilmiye teşkilatı içerisinde idi. Medrese öğretim üyelerinin seyfiyye mensuplarına göre birçok üstünlükleri vardı. Müderrisler yönetim ve ilmi serbestlik açısından oldukça ileri düzeydeydiler. Enderun Mektebi ise diploma vermesi, belli bir amaç için belli bir programa göre eğitim-öğretim yapması, mezun olanlarının görev alacakları alanların belli olması açılarından bir yüksek öğretim kurumu özelliklerine sahipti. Fakat Enderun’da öğretmenliğin uzmanlaşmamış olmaması ve akademik otoritenin yapılanmaması gibi hususlar bir eksiklik olarak sayılabilir. Sıbyan Mektepleri ise medrese ve Enderun Mektepleri’nin en alt kademesini oluşturuyor ve çocuğun toplumdaki sosyalizasyonunu gerçekleştirmeye çalışıyordu. Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren memleketin irfan ve adalet hayatına doğrudan doğruya yine idaresine kısmen hâkim olan medreselerin, sivil ve askeri hayatın istediği idarecileri, hâkimleri, mütehassısları yetiştirmek suretiyle faydalı hizmetler gördükleri muhakkaktır.

Hiç yorum yok :(

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Open List
Ranked List
Ranked List
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format