Anneye Öf Bile Dememek İçin 7 Neden

Canımız, cananımız. Geceleri üstümüz açılır da hasta oluruz diye korkanımız. Annelerimiz…

Bize şefkatli olan eşsiz nimete “öf” bile dememek için nedenleri sıraladık. İşte nedenler:

1) Sevgiye aç, sevgiye muhtaç;

anne ve çoçuk

Aynen öyle değil mi? Sevgiye hepimizin ihtiyacı var. Sevmek ve sevilmek istiyoruz hem de en çıkarsız şekilde. Değerli olduğumuzu bilmek istiyoruz. Bize değer verilsin istiyoruz. İşte bu sevgi ve değeri bize sunan hem de çıkar amacı gütmeden bize kıymet veren kişi; Annemiz.
Sana bu denli kıymet verene deme öf,
Sende sun sevgini, elini öp.


2) Demir atacak bir liman;

anne ve bebek

Günlük hayatımızda olmadık sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Hatta kimi zaman o denli ağır gelir ki dertler belimiz bükülür adeta. Konuşacak paylaşacak bir liman ararız biraz hafiflesin diye. İçindeki fırtınaları dindirecek bir limana demir atmak istersin o anda. İşte seni anlayan, seni teselli edecek olan, sana merhametli ve seni sakinleştirecek liman. Yeryüzünün en güvenli limanı: Anne kucağı. Sıcaklığını yüreğine kadar hissettiğin, huzur kelimesinin anlamını bulduğu yer.
Nasıl dağıtılır, yıkılır bu liman…


3) Kokusunda lezzet var;  

anne ve çoçuk 3

Anne yemeği diye bir şey var literatürümüzde. Herkesin kendisi için özel olan. Sadece ve sadece kendi annemizin yapabildiği ancak o yaparsa lezzetini bulan yemekler. Hiç üşenmez değil mi? Neyi ne zaman istersen iste hemen yapmaya koyulurlar. Senin için, sen istediğin için. Belki de bundan kokusunun bile ayrı bir lezzet içermesi yemeklerinin. Ya da anne sevgisiyle yapılmış olmasından. Evet evet anne sevgisi. Nasıl ki yemeklere lezzet katar, hayatına da tat katar anne sevgisi. Havasını değiştirir bulunduğu yerin. İster misin, hayatını bu denli renkli kılan bu gönül hüzünlenmesini?


4) Hayatının geri dönüşüm kutusunu parçalamak istemezsin herhalde!

anneler melektir

Yoğun iş/öğrencilik temposundan olsa gerek çorabımızın bir eşinden tut da şarj cihazımıza kadar kaybederiz. Nerede bu kaybolanlar? Arama motoru Google’ın cevabını bilmediği nadir sorulardan biri olsa gerek. Ama cevabı elbette var. Hem de hiç şaşırmaz ve anında bulur kayıp eşyayı.
Hatta yıllar önce kaybolan/ kaybettiğini sandığın gömleğin, CD vs eşyaların dahi saklanır itinayla. Çünkü senindir ve bir gün lazım olabilir.
Bir gün babanın/annenin eski kıyafeti sana yepyeni bir giysi olarak dönebilir! Tam bir dönüştürücüdür anneler bu konuda; iyiye, güzele dönüştürücü.
Parçalanmasın elbette bu değerli kutu.


5) En büyük referansını kaybetmemelisin,

baba ve kız

Ailelerimizde izin makamı genelde babalarımızdır. Ne kadar, her şeyi en son babalar duysa da onlardan izin almadan bir işe girişmek pek olası değildir. Peki aldığımız her karara evet mi der babalar? Hayır. İşte bu noktada devreye girecek bir arabulucu gerekir. Ne eder, ne söyler bilinmez ama sonuç: “ Tamam oğlum/kızım. Ama dikkatli ol.” olur.
Bu makamı sarsmak doğru mudur?


6) Kalkanını kırma!

anne şefkati

Dua, Allah’ın bize vermiş olduğu en büyük nimetlerdendir. Acizliğimizi, çıkmazlarımızı, istek ve arzularımızı bildirir, halimizi arz ederiz dua ile o yüce makama.
Unuturuz kimi zaman kendimiz için bile o kapıyı çalmayı, kapıda durmayı. Ama bizim için, bizim haberimiz dahi olamadan, her daim o kapıyı çalan ve o kapıda duran biri vardır: Annemiz.
Bizim için iyi olanı ister Rabbimizden. Başına gelebilecek her türlü kaza, musibet, sıkıntı vb. hallerden sakınmasını ister seni sen bilmeden. Kalkan olsun ister ettiği dualar sana. Eğer kullanılacaksa analık hakkı, siper olmaktadır sana gelecek belalara.
Değer mi bu fedakarlığı yapan kalbi kırmaya…

Evet kardeşlerim, buraya kadar Annelerimizi öf dahi dememek için onların ne kadar kıymetli olduğunu 6 adımda anlattık, anladık. Elbette bunlarla sınırlı değil. Hatta sayamayacağımız kadar fazla annemizi üzmememiz nedenler. Ama öyle bir madde var ki hepsine bedel. Hepsini içinde bulunduran bir madde. Merhamet ve şefkatin asıl sahibinin isteği. İşte 7. Madde;


7) Allah bu konuda ne diyor?

mutlu aile pozu

Bizi herkesten ve bizden daha iyi tanıyan kalbimizdeki en ince sızıyı bilen Rabbimiz bakın kendisindeki merhamet ve şefkat sıfatlarının çok perdelerden geçmiş halinin gölgesinin gölgesini bize yansıtan anne ve babamıza nasıl davranmamız hususunda ne buyuruyor;
“Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.” (İsrâ Sûresi 23)
Allah’ın bu emrine uymak bizi, anneye öf demeyi bir kenara bırak, onlara karşı yüzümüzü asmaktan dahi alıkoymalı. Çünkü Rabbimiz böyle istiyor…


 

Hiç yorum yok :(

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Open List
Ranked List
Ranked List
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format