Peygamber Efendimiz (sav) İle Çocuklar Arasında Geçen 5 Hatıra

1) 

empati1

Zeyd 3 ya da 5 yaşlarında idi. Zeyd’in çok bağlandığı, çok sevdiği, adını Umeyr koyduğu küçük bir kuşu vardı. Hz. Peygamber (s.a.v), Zeyd’i her gördüğünde “Umeyr’in babası” anlamında “Ebu Umeyr” diye hitap ederdi ona. Bir gün Zeyd’in kuşu öldü. Onun ölümü Zeyd’i çok üzdü. Kuşun öldüğü günlerde Hz. Peygamber (s.a.v) Zeyd’in evine gitti. Çocuğun kederli hâli, Hz. Peygamber’in (s.a.v) merhametli kalbini etkiledi. Onu neşelendirmek istedi. Çocuğun saçlarını okşayarak yanağını öptü. Gülümseyerek: “Ya Ebu Umeyr! Nüğayr (serçe kuşuna benzeyen bir kuş veya bülbül) ne oldu?” dedi. “Hayvanı ne yaptın?”

Hz. Peygamber’in (s.a.v) kalbe huzur veren ilgisiyle ferahlayan Zeyd, bu söze çok güldü.


2)

empati2

Küçük Mahzure tüm çocuklar gibi dışarıda oyun oynamaktaydı. Küçük çocuk, oyun esnasında müezzin taklidi yaparak, alaylı bir şekilde ezan okuyordu. Oradan geçmekte olan Hz. Peygamber çocuğun yanına gitti: “Haydi bir ezan da bana oku!” dedi. Mahzure ne yaptığının farkına varmış, pişman olmuş ve utanmıştı. Hz. Peygamber ondan ezan okumasını istediği için bütün gayretini göstererek ezan okudu. Birkaç yanlış dışında Mahzure güzel bir ezan okudu. Hz. Peygamber yanlışlarını düzeltti. Sırtını sıvazlayıp: “Mübarek olsun!” dedi. Mahzure şaşkındı. Kızılmayı beklerken lütuf ve ikram görmüş, bir de dua almıştı.


3)

3 çoçuk

Abdullah bin Ömer henüz küçük bir çocuktu. Babasının, Hz. Peygamber ile bir yolculuğunda o da bulunmuştu. Abdullah, babasının devesine binmişti. Deve, yeni binildiği için oldukça hızlıydı. Abdullah’ın devesi hep kafilenin önüne geçiyordu. Abdullah deveye söz geçiremediği için babası sürekli kafilenin önüne geçmek, deveyi geri çevirmek zorunda kalıyor, sık sık çocuğuna sesleniyordu:
−“Abdullah, kafilenin önüne geçme!”
Abdullah’ın devesi, tekrar tekrar kafilenin önüne geçince, baba oğlunu azarladı:
− “Abdullah, Allah’ın Rasûlü’nün önüne kimse geçemez.”
Çocuğun azarlanması Hz. Peygamber’i üzmüştü. Babaya:
− “Şu deveyi bana satsana.” dedi.
Baba, Hz. Peygamber’in bu isteği üzerine
−“Ey Allah’ın Rasûlü! O senindir” diyerek cevap verdi.
Hz. Peygamber bunu kabul etmedi ve isteğini tekrarladı. Bunun üzerine baba deveyi sattı. Deve artık Hz. Peygamber’indi. Devenin yeni sahibi, Abdullah’a seslendi:
− “Abdullah, artık deve senindir. Ona istediğin gibi binebilirsin!”


4)

baba ve kız çoçuk

Torunları Hz. Hasan ve Hüseyin bir develerinin olmasını istiyorlardı. Bu dileklerine ulaşmanın yolunu, dedelerinden istemekte buldular. Hz. Peygamber maddi olarak o an çocuklara deve alacak durumda değildi. Torunlarını üzmeden onlara istedikleri deveyi unutturacak bir çözüm buldu. Küçük torunlarının önüne çökerek onlara seslendi:
−“Haydi binin. Bundan daha iyi deve mi olur?”
Çocuklar büyük bir sevinçle dedelerinin sırtına bindiler. Artık deveyi unutmuşlardı…


5)

teyzeye yardım eden kız

Amr bin Seleme öğrenmeyi çok severdi. Kendi şehrine gelen sahabelerden Kur’ân öğrenmiş, Hz. Peygamber’e gönül vermişti. O büyük Peygamber sevgisini sığdırmıştı küçücük kalbine.
Kavmi, Hz. Peygamber ile anlaşmak üzere bir heyetle gidiyordu. Amr da heyete katıldı. Kavmi Hz. Peygamber’in huzuruna geldi. Hz. Peygamber Amr’ın kavmiyle görüştü. Kavme bir imam seçmesi gerekiyordu. İmam seçmede ise ölçü Kur’ân’ı en iyi bilmekti. Hz. Peygamber, Kur’ân’ı en iyi bilen kişi olması dolayısıyla Amr bin Seleme’yi imam seçti. Amr, Hz. Peygamber tarafından kavmine imam tayin edildiğinde 8 yaşındaydı…


 

Hiç yorum yok :(

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Open List
Ranked List
Ranked List
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format