Peygamberimizin 6 Mucizesi

Akâid ve Kelâm ilmine ait muteber ana kaynaklarda mucizeler iki ana gruba ayrılmış, sonra her gruba giren mucize(erin çeşitleri beyan edilmiştir. Bunlardan birincisi, “hissî ve kevnî mucizeler”; diğeri ise, “aklî (manevî) mucizeler” dir.

Birinci gruba giren hissî ve kevnî mucizeler de, mahiyet ve keyfiyet bakımından iki büyük grupta toplanır. Birinci grup; Hak Teâlâ’nın elçileri olarak seçtiği üstün vasıflı şahsiyetler olan peygamberlerin mümtaz zatları ve kâmil sıfatları ile ilgili fevkalâde haller, üstün meziyetler, yüce tecellî ve özelliklerdir.

İkinci grupta ise; peygamberlerin zat ve sıfatları dışında meydana gelen ve her peygambere verilen, o zamanki insanların duyu organları ile müşahade ettikleri tabiat üstü olaylar hissî ve kevnî mucizeler grubuna girer.

Bunlar her peygamberin peygamberliğini ispat etmek için Allah’ın izniyle gösterdiği, o zamanki insanları âciz ve hayran bırakan ve o devirde en inandırıcı görünen fevkalâde eşsiz hâdiselerdir. Bazı alimler, özellikle Peygamber (s.a.s) tarafından vahye ve Kur’an âyetlerine dayanarak haber verdiği, geçmişe ve geleceğe ait hadiselere, “Mu’cizât-ı Haberiyye” adı vererek, bunları aynı türde mucizeler olarak mütalaa etmişlerdir.

1) Kur’an-ı Kerim

Hz. Muhammed (sav), peygamberliğinin daha öncekilerde bulunmayan bir takım özellikleri vardı:
Birincisi: O, herhangi bir kavme değil bütün aleme gönderilmiştir.
İkincisi: O, peygamberlerin sonuncusu idi. Artık ondan sonra ne peygamberlik ne de peygamber olacaktır.

Üçüncüsü: O`nun mucizesi dünya hayatı devam ettikçe, devam edecek. olan bir mucizedir; apaçık Arapça olan Kur`ân-ı Kerim`i getirmiştir.

İşte tek başına bu mucize bile bir mucizeler kaynağıdır.
Kur`ân-ı Kerim`in sayısal mucizeligi, -görüşümüze göre- zamanımızda yaşayan herkes için üç esaslı gerçeği ortaya koyar:
Birinci gerçek: Kur`ân bir insan tarafından değil, ancak ve ancak Allah (cc) katındandır.
İkinci gerçek: Indiği andan günümüze kadar Kur`ân-ı Kerim`de herhangi bir değişme, yer değiştirme, bozma olmamıştır.
Üçüncü gerçek: Kur`ân-ı Kerim kıyamete kadar devam edecek olan bir mucizedir…

kuran mucizesi


2) Ayın yarılması mucizesi (Ay’ın İkiye Bölünmesi)

On dört asır önceki astronomi ilmi­nin ve haberleşme imkânlarının yeter­sizliği sebebiyle, tam olarak görüleme­yen veya görüldüğü halde haber olarak yaygınlaşanı ayan Şakk-ı Kamer Muci­zesi, 4 Mayıs 1967 yılında Florida’daki Cape Kennedy Uzay Üssü’nden fırlatı­lan Orbiter 4 uydusundan çekilen Ay fotoğraflarıyla ister istemez gündeme gelmiştir. Orbiter 4’ün bu çalışmasında, Ay’ın dünyamızdan görülmeyen arka yüzü resimlenmiş ve 3.000 km. mesafe­den çekilen yakın plân fotoğraflarıyla Ay yüzeyinin %95’lik bölümü incelene­bilmiştir. 67-1805 numara ile arşivlenen bu fotoğraflarda, daha önce küçük bölümler halinde çekilen Ay fotoğrafla­rında farkedilemeyen bazı hususlar gö­ze çarpmaktadır. Ay’ın arka yüzeyi, uzunluğu 240 genişliği de yer yer 8 ki­lometreyi bulan bir yarık tarafından boylu boyunca kuşatılmaktadır.(7) Bu çatlağın merkezi, 65 derece güney ve 105 derece doğu olarak belirlenmiştir. Tabii sebeplerle meydana gelen çatlak­lar, dalgalı ve düzensiz bir çizgi oluştur­dukları halde, bu çatlak mükemmel bîr düz çizgi şeklindedir. Özel bir sebebe dayandığı intibaını uyandıran çatlaklar, Ay’a ilk defa ayak basan astronot Neil Armstrong’un da dikkatini çekmiş ve kendi ifadesiyle onu hayrete düşürmüş­tür. Size bu haberi aktardığımız “The Müslim Digest” adlı dergi, Mısırlı âlim­ler tarafından N. Armstrong’a Şakk-ı Kamer Mucizesinin anlatıldığını da ifa­de etmektedir.

ay yarılma mucizesi


3) İsra ve Mirac mucizesi

Arapça’da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. İslam’da Hz. Peygamber (s.a.s)’ in göğe yükselerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesi olayı.

Bu konuda İsra suresinin birinci ayetinde şöyle buyuruluyor: “Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa’ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir.

İsra olayı açıkça Kur’an’da ifade edildiği için, bunu inkar eden dinden çıkar. Mi’rac hadisesinde de, icmâ-ı ümmet varsa da, keyfiyetin de, yani oluş şeklinde ittifak olunmamıştır. Ancak âlimlerin büyük çoğunluğuna göre, Mi’rac da, ruh ve ceset birlikte ve uyanık olarak tahakkuk etmiştir. Bu hadise, Rasulü Ekrem Efendimiz’in en büyük hissî mucizesi olarak kabul edilmiştir
Miraç olayı Kur’an’da biraz kapalı olduğundan, inkâr eden kâfir olmaz ancak, sapıklık damgasını yemekten kurtulamaz.

Miraç Hadisesiyle ilgili ayrıntılı bilgi için Üstad Bediüzzaman Said Nursi’ nin Sözler isimli eserindeki 31. Söz kısmına bakabilirsiniz.

gün doğuşu ve batışı


4) Peygamberimizin mübarek ellerinden suların akıtılması mucizesi

Buhâri, Câbir bin Abdullah’tan rivayet edilen bir hadiste şöyle ifade ediliyor: Biz bir seferde Resûlüllah (s.a.v.) ile birlikte bulunuyorduk. Namaz vakti gel­mişti. Yanımızda ise, su kabından arta kalan az bir miktar sudan başka, hiç su yoktu… Bu az miktardaki su, Peygamber Efendimiz’e getirildi… Peygamberimiz parmaklarını bu suyun içine soktu ve aralarını açtı. Buyurdu ki:

“Ashabım, haydi abdestlerinizi alınız! Fakat bu bereket Al­lah’tandır, bunu da iyibilinizî[1]Buhâri ve Müslim, îshâk bin Abdullah tarikiyle Enes’ten şöyle rivayet ederler: “Ben bir defasında Peygamber (s,a.v.)’in yanında idim. Su olmadığı için, ashâb’dan bazıları su aradılar, fakat bulamadılar… Az miktardaki bir suyu Peygamber Efendimiz’e getirdiler. Peygamberimiz, mübarek elini bu su kabının içine soktu ve insanlara, bundan abdestle-rini almaları için emretti… Bu sırada ben gözlerimle gördüm ki, Pey­gamberimizin parmaklarının altından çeşme gibi su akıyordu… Herkes bu sudan abdestini aldılar… Bu sudan abdest alanların sayısı ise, yet­miş seksen kadar vardı…”

elden su damlama mucizesi


5) Yemeğin bereketlenmesi- çoğalması mucizesi

Enes İbni Malik’ten rivayet edilen bir hadiste şöyle ifade ediliyor: ‘Ebu Talha Ümmü Süleym’e hitaben ‘Yanında yiyecek bir şey var mı? Dedi. Ümmü Süleym: ’Evet var’ dedi ve arpadan yapılmış birkaç ekmek külçesini bir bohça ile dürdü ve bohçayı da elimin altına sardı. Beni Rasülullah’a gönderdi. Ben de bunu götürdüm, Rasülullah’ı Mescidde buldum. Beraberinde insanlar vardı. Bana ’’Seni Ebu Talha mı gönderdi? diye sordu. Ben ’’Evet’’ dedim. Rasülullah(SAV) ’’Yemek sebebiyle mi? dedi. Ben de ’’Evet’’ dedim. Rasülullah(SAV) beraberindekilere hitaben ‘’Kalkınız’’ buyurdu. Nihayet evimize geldik. Ben, durumu Ebu Talha’ya hemen bildirdim. O da, Ümmü Süleym’e ‘’Ya Ümme Süleym Rasülullah insanları getirmiştir. Halbuki onları doyurabileceğimiz bir şey yoktur.’’dedi.

hurma yemek


6) Yağmurun hemen yağması mucizesi

Enes (r.a)’dan rivayet edilen bir hadiste şöyle ifade ediliyor: Rasülullah zamanında Medine’de bir kıtlık oldu. Bir Cuma günü Rasülullah cumadayken bir adam geldi ve ’’Ya Rasülellah atlarımız, koyunlarımız helak oldu. Allah’a dua etseniz de bize yağmur verse’’ dedi. Rasülullah(SAV) hemen ellerini açtı dua etti. Gökyüzü açık iken birden rüzgar esti, bulutlar toplandı ve hemen yağmur yağdı, evlerimize zor gittik.

yağmur mucizesi


Hiç yorum yok :(

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Open List
Ranked List
Ranked List
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format